Su arıtma cihazlarında kapasite, cihazın belirli bir sürede ne kadar arıtılmış su üretebildiğini ve kullanıcının ihtiyaç duyduğu suya ne kadar rahat ulaşabildiğini belirler. Düşük kapasiteli bir sistem, özellikle kalabalık ailelerde veya arıtılmış suyun yemek hazırlığında da yoğun olarak kullanıldığı evlerde ihtiyacı karşılamakta zorlanabilir. Tanktaki su tüketildiğinde cihazın yeniden yeterli miktarda su üretmesi için beklemek gerekebilir.
Gereğinden fazla kapasite tercih etmek ise her kullanıcı için ek bir avantaj sağlamaz. Örneğin yalnız yaşayan ve arıtılmış suyu çoğunlukla içme amacıyla kullanan bir kişinin, yüksek debili ve büyük tanklı bir sisteme ihtiyacı olmayabilir. En ideali, cihaz kapasitesini gerçek tüketim alışkanlıklarına göre belirlemektir.
Bu noktada su arıtma cihazı seçimi yapılırken iki temel kapasite değerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bunlar membranın günlük üretim kapasitesini ifade eden GPD değeri ve kullanıma hazır suyun depolandığı tankın kapasitesidir.
Ürün özelliklerinde 75 GPD, 100 GPD veya 12 litre tank gibi ifadelerle karşılaşılabilir. İlk bakışta teknik görünen bu değerler aslında cihazın ne kadar su üretebildiğini ve kullanıcının tek seferde ne kadar hazır suya ulaşabileceğini anlamaya yardımcı olur.
Bir su arıtma cihazının kapasitesini değerlendirirken GPD ve tank kapasitesini birbirinden bağımsız düşünmemek gerekir. Üretim kapasitesi yüksek olan ancak depolama kapasitesi ihtiyaca göre düşük kalan bir sistem, özellikle kısa sürede yüksek miktarda su kullanılan durumlarda beklenen konforu sağlamayabilir.
Su arıtma cihazı GPD İngilizce “Gallons Per Day” ifadesinin kısaltmasıdır ve membranın teorik olarak 24 saat içerisinde üretebileceği arıtılmış su miktarını ifade eder.
1 Amerikan galonu yaklaşık 3,78 litreye karşılık gelir. Buna göre teorik üretim kapasiteleri yaklaşık olarak şu şekilde hesaplanabilir:
Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır. GPD değeri, musluk açıldığında bu miktardaki suyun anında alınabileceği anlamına gelmez. Değer, membranın uygun çalışma koşullarındaki teorik günlük su arıtma kapasitesi hakkında bilgi verir.
Gerçek üretim miktarı; şebeke suyu basıncı, su sıcaklığı, giriş suyunun mineral yoğunluğu, membranın durumu ve sistem tasarımı gibi faktörlerden etkilenebilir. Bu nedenle katalog üzerinde belirtilen kapasite ile günlük kullanımda elde edilen net üretim miktarı arasında farklılık görülebilir.
Klasik ters ozmoz sistemlerinde membran tarafından arıtılan su bir depolama tankında biriktirilir. Kullanıcı musluğu açtığında suyun hazır şekilde sunulmasını sağlayan temel bileşenlerden biri bu tanktır.
Bu nedenle su arıtma cihazı tank kapasitesi, özellikle kısa süre içerisinde birkaç litre veya daha fazla su kullanılacaksa oldukça önemlidir. Yemek hazırlamak, çaydanlığı doldurmak veya eve gelen misafirlere art arda su ikram etmek gibi durumlarda yalnızca membranın üretim kapasitesi değil, o anda tankta kullanıma hazır bulunan su miktarı da belirleyicidir.
Örneğin yüksek GPD değerine sahip bir membran kullanılsa bile depolama tankı ihtiyaca göre küçük kaldığında tank boşaldıktan sonra yeni suyun arıtılması için belirli bir süre gerekebilir. Buna karşılık uygun büyüklükte bir tank, yoğun kullanım anlarında daha kesintisiz bir deneyim sağlar.
Tankların belirtilen toplam hacmi ile kullanıcıya sunulan net kullanılabilir su miktarının aynı olmayabileceği de unutulmamalıdır. Basınçlı tanklarda hava bölmesi bulunduğu için nominal kapasitenin tamamı arıtılmış su olarak kullanılamaz.
Kaç kişilik aileye hangi su arıtma cihazı uygun sorusuna yalnızca kişi sayısına bakılarak kesin yanıt vermek mümkün değildir. Ancak standart ev kullanımı dikkate alındığında, aile büyüklüğü başlangıç kapasitesini belirlemek için oldukça kullanışlı bir kriterdir. Genel kullanım senaryolarına göre aşağıdaki aralıklar değerlendirilebilir:
Bu değerler genel bir tezgah altı su arıtma cihazı kapasitesi rehberi olarak kullanılabilir. Ancak aynı sayıda kişinin yaşadığı iki evde dahi su tüketimi önemli ölçüde farklı olabileceği için nihai seçimden önce kullanım senaryosunun değerlendirilmesi daha sağlıklıdır.
Örneğin dört kişilik bir ailede herkes gün içerisinde ev dışında bulunuyor ve cihaz yalnızca akşam saatlerinde kullanılıyorsa ihtiyaç daha sınırlı olabilir. Buna karşılık üç kişilik başka bir evde tüm yemekler arıtılmış suyla hazırlanıyor, sık sık çay-kahve tüketiliyor ve gün boyunca evde bulunuluyorsa daha yüksek kapasite gerekebilir.
Kişi sayısı önemli bir başlangıç noktası olsa da doğru kapasitenin tek belirleyicisi değildir. Cihazın gerçek performansı hem evin altyapısından hem de günlük kullanım biçiminden doğrudan etkilenebilir.
Bu nedenle ürün karşılaştırırken yalnızca GPD değerine göre “daha yüksek olan daha iyidir” şeklinde bir değerlendirme yapmak yerine, sistemin kullanılacağı koşullara bütüncül olarak bakılması gerekir.
Ters ozmoz membranlarının etkili şekilde çalışabilmesi için giriş suyunun yeterli basınca sahip olması gerekir. Su basıncı düşük olduğunda su membran yüzeyinden olması gereken hız ve verimlilikte geçemeyebilir.
Bu durum cihaz üzerinde 75 veya 100 GPD yazmasına rağmen gerçek üretimin teorik değerin altında kalmasına neden olabilir. Özellikle düşük basınçlı binalarda, üst katlarda veya günün belirli saatlerinde şebeke basıncının ciddi biçimde düştüğü bölgelerde bu fark daha belirgin hale gelebilir.
Şebeke basıncının yetersiz olduğu yerlerde pompalı su arıtma cihazları tercih edilebilir. Pompa, membrana ulaşan suyun çalışma basıncını destekleyerek cihazın daha kararlı üretim yapmasına yardımcı olur. Dolayısıyla kapasite hesabı yapılırken yalnızca membran üzerindeki GPD değerine değil, cihazın kullanılacağı noktadaki su basıncına da bakılması gerekir.
Bir evde arıtılmış su ihtiyacının büyüklüğünü belirleyen en önemli değişkenlerden biri kullanım şeklidir. Sadece içme suyu ihtiyacı için kullanılan bir cihazla mutfaktaki neredeyse bütün su ihtiyacını karşılayan bir cihaz aynı kapasitede değerlendirilmemelidir. Günlük tüketim hesaplanırken aşağıdaki kullanım alanlarının dikkate alınması gerekir:
Örneğin kişi başı yalnızca içme suyu üzerinden yapılan hesaplama gerçek ihtiyacı olduğundan düşük gösterebilir. Arıtılmış su mutfakta daha geniş kapsamda kullanılıyorsa günlük tüketim birkaç katına çıkabilir.
Her zaman değil. Yüksek GPD değeri, membranın belirli koşullar altında daha fazla su üretebildiğini gösterir ancak her kullanıcının bu üretim kapasitesine ihtiyacı bulunmaz.
Örneğin bir veya iki kişinin yaşadığı ve suyun ağırlıklı olarak içme amacıyla kullanıldığı bir evde çok yüksek kapasiteli bir sistem tercih etmek zorunlu değildir. Burada amaç mümkün olan en yüksek GPD değerini satın almak değil, günlük tüketimin rahat şekilde karşılanmasını sağlayacak doğru kapasiteyi belirlemektir.
Yoğun kullanımlı evlerde, küçük işletmelerde veya yüksek anlık tüketim bulunan noktalarda ise daha yüksek üretim kapasitesi belirgin bir avantaj sağlayabilir. İlser Su Arıtma tarafından sunulan sistemler değerlendirilirken kişi sayısı, kullanım şekli ve tesisat koşullarının birlikte ele alınması uygun cihaz seçimini kolaylaştırır.
Tankın yeniden dolma süresi membranın GPD değerine, şebeke basıncına, su sıcaklığına ve filtrelerin durumuna göre değişebilir. Bu nedenle yalnızca tank hacmine bakılarak her sistem için geçerli kesin bir dolum süresi vermek doğru olmaz.
Standart 75 GPD bir sistemde 8 litrelik bir tank uygun çalışma koşullarında yaklaşık 1-1,5 saat içerisinde yeniden dolabilir. Daha yüksek üretim kapasitesine sahip sistemlerde bu süre kısalabilir ancak gerçek performans kullanılan ekipmana ve tesisat koşullarına bağlıdır.
Normal kullanım sırasında tank çoğunlukla tamamen boşaltılmaz. Kullanıcı su aldıkça sistem yeniden üretime başladığından tank gün boyunca tüketilen suyu kademeli olarak tamamlar.
Pompanın bulunması tek başına cihazın membran kapasitesini değiştirmez. Örneğin hem pompalı hem de pompasız bir cihaz 100 GPD membranla çalışabilir. Şebeke basıncı yeterliyse pompasız su arıtma cihazı düzenli şekilde çalışabilirken düşük basınç koşullarında membranın üretim performansı azalabilir.
Özellikle yaklaşık 3 barın altındaki veya sürekli dalgalanan basınç koşullarında pompalı modellerin değerlendirilmesi faydalıdır. Kesin seçim yapılırken cihaz üreticisinin membran ve sistem için belirlediği minimum çalışma basıncı esas alınmalıdır.
Ofislerde yalnızca çalışan sayısına bakmak yerine günlük toplam tüketim hesaplanmalıdır. Çalışanların içme suyuna ek olarak çay, kahve makinesi veya mutfak kullanımı bulunması cihazdan çekilecek su miktarını önemli ölçüde artırabilir.
Örneğin 10 kişinin bulunduğu bir ofiste kişi başına ortalama 2-3 litre günlük tüketim üzerinden yaklaşık 20-30 litre yalnızca temel içme ihtiyacı oluşabilir. Çay, kahve ve mutfak tüketimi eklendiğinde ihtiyaç daha yüksek seviyeye çıkabilir.
Bu tür kullanım alanlarında 80-100 GPD ve yaklaşık 12 litrelik tank kapasitesine sahip sistemler değerlendirilebilir. Gün içerisinde arka arkaya yüksek miktarda su kullanılan işletmelerde ise daha yüksek üretim kapasiteli veya depolama tankına ihtiyaç duymayan direct flow sistemler daha uygun bir alternatif olabilir.
Daha büyük tank, kısa süre içinde daha fazla hazır su alınabilmesini sağlar. Kalabalık ailelerde, yoğun yemek yapılan mutfaklarda veya gün içerisinde anlık tüketimin yüksek olduğu işletmelerde bu özellik önemli bir kullanım avantajı yaratabilir.
Buna karşılık günlük tüketimi düşük olan bir ev için gereğinden büyük tank gerekli olmayabilir. Tank hacminin tüketimle dengeli olması, depolanan suyun düzenli şekilde yenilenmesine yardımcı olur.
Ev tipi cihazlarda 8-12 litre aralığındaki tanklar pek çok standart kullanım senaryosu için dengeli bir seçenek oluşturur. Ancak ideal su arıtma cihazı tank kapasitesi, kişi sayısı ile birlikte günlük tüketim biçimi değerlendirilerek belirlenmelidir.
Bir önceki blog yazımızı okumak için tıklayın: Ev, Villa, Apartman veya İş Yeri için Hangi Yumuşatma Cihazı Uygundur?